Wednesday, 13 June 2012

Yabancı Sınırı mı? Acizlik mi?

Yabancı Sınırlaması değil aslında Türk futbolu’nun birilerine peşkeş çekilmesi. TFF son yıllarda bas bas yabancı sınırsız olsun diyen Yıldırım Demirören baskanliginda yabancı sınırlamasını tekrar getirdi hatta bununla kalmadı bir sonraki sene bu sayıyı 5’e indirdi.

Hangi teknik adamla veya kuluple oturup konuşarak bu kararı aldınız? Hangi gerekceleri sunabilirsiniz somut olarak? Elinizdeki gercek olmayan klişe laflar dışında istatistik bile veremezsiniz! Cevap gelemez çünkü bu karar Türk Futbolunu asla ama asla ilerletmeyecektir ve bunu görmek icin müneccim olmaya gerek yok.

Bizim ülkemizde bir sorun oldu mu, bu sorunun temeline inmek yerine genelde komple yasaklariz, yasakci zihniyet aslinda tembelligin, acizligin simgesidir. Çünkü sorunun kaynağına inersen kökten çözersin, ama yasaklarsan bu sadece üstünü örtmek olur ve asla başarılı sonuç vermez ve bazilarinin cepleri boş kalır. Madem sınır var, ülkede adam yetişsin, gutbetci de almayalim milli takima!! Avrupa kupalarinda veya milli takimlar turnuvalarinda şampiyonlara bakin, sınır falan göremezsiniz çünkü yoktur.

Şimdi bu kuralın zararlarina Madde Madde değinelim

• Yabanci sinirli olmasi demek, Türk Futbolcusunun yurt içi fiyatlarinin normal değerlerinden aşırı çok artmasi demek. Ismail koybasi, sercan, Mehmet topuz. Inanilmaz rakamlara geldiler, gelişmeyi birakın gerilediler bile.

• Yüksek bonservis oyuncu’nun avrupa hayaline ya takimdan kaçarak ya da Burak gibi madde koyarak gitmesi demek cunku kulup iç piyasada 3 kati kazanacakken avrupa’ya satmaz

• Bu sınır yüzünden dunyadan asla yabanci genc bir Yildiz adayının gelememesi demek, istisnalar haric büyük takımlarımızın risk almasini sıfıra indirmek demek yani yaşını almış yabancıların gelmesinin normal olmasi demek. Bugün dünyada bildiginiz bütün hemen hemen bircok Yildiz, yabanci bir takima cok genç yaşta gitmistir ve orada yetismistir.

• Ülkede yabanci yaşının artması ve yabancılara asla cazip gelmemesi demek cunku yetistiremiyorsun, satamiyorsun, reputasyon yok. Burun kıvıracagin belcika ve isvicre ligi her sene 1-2 superstar genc yabanci satiyor avrupaya boylece yabanci gencler de tercih ediyorlar o ülkeleri.

• Türk futbolcusu yeri garantiyken asla calışmaz, kendini geliştirmez. Cadde’de turlamak varken ne gerek var extra antreman’a!

• Bir yerli oyuncu iyiyse, calışırsa oynar, isterse 11 yabanci olsun takimda. Selcuk inan, gökhan gönül, egemen, Burak yılmaz bunlara net örneklerdir.

Kısaca bana kimse bu yabanci sınırının bir yararını anlatamaz. Altyapıya katkısı olmadığı gibi, yerli futbolcularinda gelişmesine katkisi yoktur. Tek artisi, bazı kulüplerin ceplerini doldurması olur. Mehmet Topuz’a 9, sercan’a 5, ismail’e 6 verirsiniz adeta israf edersiniz sonuc havay uçan milyonlar.

Türk futbolunda sorun altyapıdır, yabancı sınırı degildir. İlla sınır lazimsa, 5’den sonrasina yaş kurali, milli takım kurali gibi şartlar koyarsınız ama sizde bu vizyon’un V’si olmadigindan, esnaf kafasiyla Türk Futbolunu kahvehaneden yönetmeye devam edersiniz. Sonuc olarak, Türk takimlari avrupada yari finalleri yeni futbol dünyasinda asla göremez bir mucize olmadikca…

Wednesday, 6 June 2012

1 Sene Ara Sonrası

1 yil ara verdim yazmaya ve 3 Temmuz Sureci bitene kadar da yazmayacaktim. Bu sure icinde, belki kitap olacak hikayeler vardi, anlatilcak tonla olay, değinilecek bir sürü sorun. İnsanlar’a malzeme olacak birton detay. Bir yönetimin sokaktaki taraftar kadar olmadigindan, sakinliginden, kenetlenememesinden baslayan bir sürec.

Hala cevapsiz tonla soru, hala sorulacak binlerce detay var. Neresinden baslanir, neler yazilir bilemiyorum artik. Baskan mahkemede cemaat'e yuklenirken, as bakan gider 2 milyon cemaatcimiz var der. Ali Koc bey namus meselesi derken, Nihat bey önderligindeki yönetim CAS davasini ''ülke menfaati'' diye ceker.

AKP hükümetinin özel yetkili mahkemelerine laf ederiz, yönetimin yarisi AKP kökenli olur cikar. Taraftar dayak yer, yilmadan gene savunur ama birtanesi cikip da bu taraftara arka cikmaz, marjinal derler.

Ne yazilir ki bu yönetime. Dava bitene kadar bekliyorum, daha sonra Fenerbahce yönetimi'nin AKP ile en yakin ilişkide olan yönetim oldugunu yazacagim ama bekliyorum. Ve taraftarimiz'in bircok konuda tepkilerini artik icinde tutmamasini düsünüyorum. Kimse unutmasin, bu takimin sahibi Fenerbahce'nin Büyük Taraftaridir. Yöneticisi de, baskani da, menejeri de aslinda TARAFTIR, FENERBAHCE TARAFTARIDIR, sadece Taraftar arasindan secilmis kisilerdir...

Son olarak, asagida derleyip topladigim kongre konusmam vardir. Bu sorularima ve isteklerime hala cevap gelmedigi gibi, hala her turlu ''ülke menfaati'' bize teğet geçmektedir.

Tesekkurler
Baris Aksen

Kongre Konusmam

Simdi ben burada bir Kongre Uyesi olarak degil de bir taraftar olarak birseyler soylemek istiyorum. Oncelikle Yonetim Kurulumuz’a bugun’e kadar yaptiklari hersey icin sonsuz tesekkurlerimi sunarim.

Fakat benim hic dayanamadigim, alindigim ve hatta kirildigim bir konu var. Biz bugune kadar caddede, caglayanda, statta, sokakta defalarca biber gazina ve coplara maruz kaldik. Yilmadik, statta ve disarda, bircok konuda haksizliga ugradik. Fakat bugune kadar cikip da kimse, basinimiz ve yonetim dahil. bu isi yapanlara duzgun cevaplar veremediler.

Bugun burada Fenerbahce Yonetim Kurulundan tek bir ricam var, eger birgun o stattaki guvenlik kameralari goruntulerini yayinlarsaniz, o gun kim terorist kim degil bu ulkede belli olacaktir.

Ben, o localarin kapilari acilmasaydi insanlarin olecegine sahit oldum. Maraton alt C-10’daydim, localarin kapilarini acip insanlari cikmalari icin localara cektik cunku koridor uzakta ve izdiham vardi.Insanlar yerlerde bayiliyordu, surukleyerek cektik. Saglik gorevlileri yoktu, cocuklar tuvalette o yerler les gibiyken mactan sonra, o sulara , suratlarini degdiriyorlardi, boyle insanlari gordum. Babalarinin basinda aglayan babasinin basinda bagirarak yardim isteyen cocuklari gordum ben.

Ilk soylemek istedigim konu buydu, ikinci Soylemek istedigim konu ise CAS davamizla ilgiliydi. Biz bugune kadar taraftar olarak, baskanimiza ve yonetimimize inancimiz sonsuz. Ama bir inancimiz vardi, CAS davamiz vardi. Evet yonetimimiz cekmistir, haklidir, dogrudur, saygi duyuyorum ama biz burdaki uyeler ve taraftar olarak, bu aciklamayi duyurudan 10 gun once hergun yalanladigimiz basindan ogrenmemeliydik. Bunu, biz yonetimden direk bir aciklama ile herkesden once bize duyurmasini isterdik.

Ve bu aciklamadaki ulke menfaatini ben cok merak ediyorum. Ataturk’un statlarini yikip, kendi adini verdikleri statlari yapanlarin menfaati midir bu? Ogrencileri doven, taraftari doven polislerin menfaati mi bu? Ben bunu devlet menfaatini gercekten cok merak ediyorum

Cunku bugune kadarki gordugum surecte, hicbir devlet menfaati, bizim veya Fenerbahce’nin menfaatinin yanina bile yaklasmamistir.

Tesekkurler